girişimcilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
girişimcilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2015 Cumartesi

Genç girişimciler işsizliğe çözüm olabilir mi?

Ülkemiz  gelişmiş ve gelişmekte olan  ülkeleri içerisinde en fazla genç nüfusa sahip ülkeler arasında. Bu durum hem avantaj hem de dezavantaj olarak önümüzde durmaktadır. Enerji dolu gençlerimize iş olanakları ve kendi geleceklerini güvence altına alacak kendi işlerini kurmaları için gereken mekanizmaları kuramadığımız takdirde karanlık bir gelecek bizleri bekliyor.
Bir ülkenin kalkınma başarısı orada yaşayan eğitimli genç nüfusun varlığı, bunların üretime katılma gücü ve katma değeri yüksek ürünler üretmesiyle doğru orantılıdır. Gençlerimize kendi güzel geleceklerini oluşturma olanaklarını sunmadıkça zengin, refah ve kendine yeten bir ülke olmamız zordur, bunun yolu da onları çok iyi eğitmek ve iş imkanları sağlamak la mümkün olabilir.. Nüfus artışıyla birlikte işsizlerin çoğalmasıyla dünyada ve ülkemizde mevcut işletmelerin istihdam yaratma kapasiteleri sürekli düşüyor. İşletmeler maliyet artışlarıyla baş edebilmek ve rekabet nedeniyle maliyetlerini düşürmek zorundalar. Bu da daha az çalışanla nasıl daha fazla üretirim yaparım arayışlarına yöneltiyor işletmeleri. Teknolojinin gelişmesi daha az insanla çok iş görmenin yollarını da açıyor. Nüfus artışıyla iş bulanların sayısı ters oranda artıyor ve bu makas sürekli açılıyor.
Peki bu nu tersine çevirmek mümkün mü?
İstihdamı nasıl daha hızlı ve etkili artıra biliriz? Dünyada örnekleri bir çok ülkede denenmiş ve görülmüş uygulamalar var: Girişimcilikle kalkınma. Ülkemiz girişimciliği bir kalkınma modeli olarak benimser ve uygularsa istihdamın tıkanan damarları da açılabilir. Girişimcilik istihdam demek, üretim artışı demek, refah demek, milli gelirin artması demektir.
Peki nasıl bir model gelişe bilir?
Girişimcilere İşlerini belirli bir yere getirene kadar vergiden muaf tutma ve finansal destekler sağlayacak imkanlar yaratılmalıdır. Yetenekli girişimciler teşvik edilmeli, vergi uygulamaları değiştirilmeli genç girişimcileri zorlayabilecek bürokratik engeller azaltılmalıdır. Devletin sağladığı ya da desteklediği girişimcilik eğitimi ve girişimci danışmanlığı mekanizmaları geliştirilmelidir.  Genç girişimcilere iş kurma destek ve teşvikleri artırılmalıdır. Genç girişimcilere yaptıkları yatırımları için vergi avantajları sağlanmalıdır. Gençlerin erken yaşlarda girişimciliğe ilgi göstermesi için ilk eğitimden başlayarak girişimcilik özendirilmeli ve eğitilmeleri sağlanmalıdır. Bunları sağlayamadığımız takdirde genç kuşaklarımızı kaybetmek durumundayız, bu durum da ülkemizin geleceğinde onulmaz yaralar açacaktır. Çünkü genç işsizler ordusu dünyada ve ülkemizde devamlı büyümektedir. Sonuçlarını  dünyada çıkar savaşları yoksulluk, açlık, göçlerin artması ile  görmekteyiz.. Özellikle teknolojik girişim, e ticaret ve mobil uygulamalar da, yazılım da öncü uygulamalarda gençlerimizin bilgi birikimleri ve yaratıcılıkları çok iyi durumdadır.
Dünya da hem eğitimli hem de genç nüfusa sahip nadir ülkelerdeniz. Kısacası gençlerimize güvenmeli ve onlara yol açmalıyız. Gençlerimiz girişimciliğe özendirilmeli ve desteklenmelidir. Gençliğimiz geleceğimizdir… 

23 Kasım 2015 Pazartesi



Girişimcilik çocuklukta başlar…


Girişimcilik bir kültürdür.  Hayatın içinde yaşayarak kazanılır. Önce ailede başlar; çocuğa sus, dur, otur la  davranarak değil ona insiyatif verilerek, güvenerek, deneyimlemesine fırsat verilerek, hata yapmasına, hatalardan ders almasına  izin verilerek gelişir. Her şeyi büyükler bilmez. Çocuklardan da öğreneceğimiz çok şey var. Kendi kendine denemeye öğrenmeye araştırmaya yönlendirilen çocuk bazen yanlışlar başarısızlıklar hatalar yapsa da öğrenecektir, hatalardan dersler alacaktır. Çocuk öğrenerek gelişecektir. Hiç bir şeyi yaşayarak öğrenmesine –denemesine  izin verilmeyen çocuk; yetişkin olduğunda  iş yapma yada  yapmak zorunda olduğu bir şeyi yapmaya kalkarsa tabiî  bedelini  daha büyük bir bedelle ödeyecektir. Kendi insiyatifi, karar alma yeteneğini geliştirmemiş bir çocuk yetişkinliğinde kendine güvensiz başkalarına bağımlı ve mutsuz bir yaşam sürecektir. Çocuklarımızı hep korumak isteriz. En basit işleri bile biz yaparız, ama aslında ona iyilik değil kötülük yaptığımızı biliyor muyuz? Bunun girişimcilikle ne ilgisi var der gibisiniz. Oysa çok büyük ilgisi var. Çocuğun hatalar yapmasına izin vermek gerekir. Sabırla gelişmesini izlemek gerekir. Bu yazı bir çocuk gelişimi yazısı değil elbette.   Birçok yetişkinin yaşadığı sorunlar aslında çocukluklarımızda yatan eksik hatalı eğitimlerden, yanlış baskı sonucu terbiyeden kaynaklandığını uzmanlar söylüyor. Çocukluklarında kısıtlanan, deneme yanılma ile bir çok şeyi öğrenmeyip hazır bulan bir çocuk tan  büyüdüğüne  de  girişimci olmalarını beklemek hayaldir. Girişimcilik denince akla ilk gelen yenilikçilik, fark yaratmak, farklı olmak, yaratıcı düşünmektir. Kimsenin yapmadıklarını denemek, risk e girmektir. Bunu çocukluğunda denememiş bireylerden girişimci olmalarını bekleyemeyiz. İcat ve keşiflerle patent sıralamasında dünyada neden geriyiz bunları sorgulamamız gerekir.

Bir ülkenin kalkınmasında yeni fikir ve icatların çokluğu,  verimlilik ve üretim artışının önemi yadsınamaz.  Ne kadar üretim ve yenilik yapılırsa ülke kalkınması o oranda gelişecektir. İnsanlarımız yenilik yapmaya teşvik edilmeli girişimci eğitim anlayışı bir kültür olarak uygulanmalı, yenilik yapan fark yaratan, farklı düşünen ayıplanmamalı aksine teşvik edilmelidir. Ülkemizde girişimcilerimiz ne kadar çoğalırsa işsizlikte   azalır gelişmemiz artar dışa bağımlılığımız azalır, zengin ve kendine yeten bir ülke oluruz. Çocuklarımız büyüdüğünde ayakları üzerinde durabilen, kendine güvenen mutlu  bireyler olmasını istiyorsak çocuklarımızı girişimci yetiştirelim.