12 Haziran 2011 Pazar

DİM MAĞARASI –ALANYA- GEZİSİ 8/5/2011

Grubumuz 12 kişiyle yola çıktı.Alanya yolu üzeri bir çay molası verdikten sonra yaklaşık 2.5 saat sonra Dim mağarasına ulaştık. Ekibimiz mağaraya girmenin heyecanı içinde beklerken,mağara hakkında genel bilgileri verdik. “Dim Mağarası Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Turizm Merkezi Antalya'ya 145 km, Alanya ya 11 km. uzaklıktadır. Mağara Deniz seviyesinden 232 m yükseklikte olup, 1691 m yüksekliğindeki Cebel Reis Dağı'nın batı yamacında yer alır. Alanya'dan Dim Mağarası'na Kestel Beldesi üzerinden, Dim Çay vadisinden ve Tosmur Beldesi üzerinden asfalt yollarla ulaşılabilir. Dim Mağarası eski çağlardan beri bilinmekte ve bir bölümü çevre halkı tarafından barınak olarak kullanılmakta idi. Mağara bilimcileri tarafından ölçümleri yapılıp ortaya çıkarılması ise1986 Yılında oldu. MAĞTUR A.Ş. bu mağarayı turizme kazandırmak amacı ile 1996 yılında devletten kiralayarak bir yılı aşkın bir süre içinde mağara içi ve dışı inşaat ve aydınlatma projelerinin uygulamalarını tamamlamış, Eylül 1998 yılında hizmete açmıştır. Dim Mağarası, Türkiye'de özel teşebbüs tarafından turizme açılan ilk mağaradır”
Daha önceki yıllarda Dr.Temuçin Aygen Hocamızla birlikte Todosk la bir çok kez mağaraya gezi yapmıştık. Alanya belediyesinden küçük demir parmaklıklı kapının anahtarını özel izinle alır gezimizi yapar giderdik. O zaman mağara turizme açılmamıştı.
Mağaranın yeni hali de güzel,oluşumlara zarar vermeden turizme açılmış. Burada deneyimli uzmanlardan bilgi ve yardım alınmış.
Ekibimizle mağaranın içinde ilerliyoruz rengarenk oluşumlar suyun bir heykeltraş ustalığı ile yarattığı şaheserleri izlerken doğanın gücüne ve güzelliğine bir kez daha hayran kalıyoruz.
Mağara iki koldan geziliebiliyor,kısa ve uzun rota. Uzun rotanın sonunda bizi billur bir yer altı gölü karşılıyor. İçerde tatlı esen meltem rüzgarı gibi kulaklarımızı kaval sesinin esintileri karşılıyor. Bir müzisyen kaval çalıyor, bu gezimizi daha da keyiflendiriyor. Ses dalgalarının mağara içinde yarattığı akustik bizleri inanılmaz bir konser dinlememize neden oluyor. Bol bol resim çektirip çıkışa geliyoruz. Dim çayına doğru giderken yolda bir Muşmula –Malta Eriği-ormanına giriyoruz. Hiç bukadar sık ve bol Muşmula ağacını görmemiş dostlarımız için biraz tatmak için duruyoruz. Bahçe sahipleri harıl harıl muşmulaları sandıklara dolduruyorlar. Birazdan Alanya halinde satılmayı bekliyecekler.Biz de 2 sandık alıyoruz .Dalından meyve yemeğin tadına doyum olmuyor.
Yemek molamızı Dim çayında Pınarbaşı tesislerinde veriyoruz. İsteyen nefis ve ilk defa bu kadar iri gördüğüm alabalıkların tadına bakıyor,isteyen kumanyasını açıyor herkezle paylaşıyor. Grubumuzun az olması birlikte dayanışmamızı ve dostluğumuzu geliştiriyorYıllardır devam eden baraj sonunda bitmiş. Baraj gölünde kısa bir mola veriyoruz. Dim çayı üzerinde yeralan alabalık tesisleri ve lokantaları var.Oldukça soğuk olan suda kimileri serinliyor. Tesisler bu bölgenin en güzel yerlerinde, suyun serinletici ve arındırıcı gücü her yere hakim. Yemek molamızda çok keyifli geçiyor.Alanya ya dönüşe geçiyoruz. İskelede kısa bir mola veriyoruz. Alanyayı güzel manzarasında fotoğraflarımızı çekiyoruz. Güzel bir geziden kalan dostluklarla evlerimize dönüyoruz. Yeni gezi ve dostluklarla buluşmak üzere…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder